""DİNİNİZLE İLGİLENEN,DERDİNİZLE İLGİLENMİYORSA,BİLİNKİ O TAM BİR SAHTEKARDIR"" Macar Atasözü.
HOŞ GELDİNİZ
Ziyaret etiğiniz için teşekkür ederiz,burada huzurlu bir vakit geçireceğinizden eminim.Yine bekleriz,

Ölümsüzlük İnancının Dayandığı Temeller

       

     
 
 Ölümsüzlük İnancının Dayandığı Temeller.

İnsan,neye dayanarak ölümünden sonra hayatın sürüp gideceğine inanmaktadır?

Bütün insan topluluklarında tarih boyunca şu veya bu manada bir ölümsüzlük fikri,yahut inancı varolagelmiştir.Bukadar insanın  yanıldığını düşünemeyeceğimize göre,sözkonusu inanç,asılsız bir inanç olamaz"

Ayrıca ölümsüzlük inancının felsefi açıdan üç ayrı grupta değerlendirilmiştir.

Ahlaki gerçekler,Metafizik gerçekler,İlmi gerçekler.

 

Ölümlü olma arzusu kaynağını nereden almaktadır?

 

Yaşama arzusu doğuştandır ve doğaldır(içgüdüseldir)

Ölümsüzlük arzusu bazen

farklı şekillerde ortaya çıkmakabilmektedir.

 

BİYOLOJİK ÖLÜMSÜZLÜK

 

İnsanoğlu biyolojik bir çerçeve içinde bile ölümsüz olmayı arzu etmektedir.Herhalde analık ve babalık duygusunun arka planındaki biride böyle  bir arzu olsa gerektir.Oğlu hakkında konuşulurken"tıpkı babası"şeklindeki bir değerlendirmeyi işiten bir baba,belkide pek farkına varmadan,kendi faniliğini unutmakta ve hayatının belli ölçüde de olsa,bir başka canlıda devam ettiğini görerek teselli bulmaktadır.

SOSYAL ÖLÜMSÜZLÜK
İnsanlar, eserleriyle,yapıp ettikleriyle başkalarının iyilik ve mutluluğuna katkıda bulunmak ve "geride birşeyler bırakmak"isterler.Bu bıraktıkları, kendileri öldükten sonra da yaşamaya devam eder."Büyük adamlar ölmez" sözüyle bu türden bir sosyal ölümsüzlük anlatılmak istenir.(Prof.dr.Mehmet S.Aydın,a.g.e;Sayfa ,235'236,237
 
AHLAKİ AÇIDAN ÖLÜMSÜZLÜK
 
Dostoyoveski,Karamazov Kardeşler'de "Eğer Allah yoksa dünyada herşeyi işlemek ,yapmak caizdir(serbesttir)(The Brothers Karamazov"N.Y.1950,Sayfa,768")Bir çok insana göre aynı şey,ahiret hayatı için sözkonusu olduğunda da geçerlidir."Eğer ölümden sonra hayat yoksa herşey caizdir(serbesttir)"görüş, Hem ahlaki açıdan hem de dini açıdan eleştirilmiştir.
 
Şöyleki,Dünyada iyi insanlar da,kötü insanlarda vardır.Başkalarının hak ve hukukunu gözeten,adaletle davranmak için hertürlü zorluğu,sıkıntıyı göze alanlar var da vardır;almayanlar da.
Eğer ölümle herşey mutlak bir sona ulaşıyorsa,adaletli ile adaletsiz,Dürüst ile sahtekar arasında ne fark kalacaktır!
Madem ki bu dünyada her şey,tam olarak karşılığını bulamıyor,iyi insan sıkıntı içerisinde,Kötü insan ise Zenginlik ve refah içinde yaşayaliyor.ve adaleti sağlamak için de,kanunlar ,töreler vs, yeterli gelmiyor.Öyleyse ,Adaletin tam olarak tecelli edeceği bir dünyanın varolması gerekmezmi?
Kötünün,uyarılması ,iyinin takdir edileceği bir dünya yoksa,ahlaki olgunluk için harcanan o kadar emek,ortaya konan bunca çaba boş olmazmı."(Prof.Dr.M.S.Aydın,Din Felsefesi,Sayfa;238)İşte bu ahlaklı,erdemli insanların ödüllendirileceği,zalim ve kötü insanlarında cezalandırılacağı bir yer ahiret alemidir.ve bunu gerçekleştirecek tek gücün de Allah inancı olduğunu kabul etmek zorundayız.
Bu yüzden ahlaki açıdan da Allah inancı ve ölümsüzlük inancı inkar edilemez.(M.S.Aydın,age.sayfa.242)

Selam ve dua ile..          

 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol